Lütfen bekleyiniz...

Sigortacılık Mevzuatı ve İçtihatı Paketi

Haftanın Kararı (28.05.2018)

Haber Tarihi: 29.05.2018

YARGITAY

13. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2016/5341

Karar Numarası: 2018/1906

Karar Tarihi: 19.02.2018

KREDİ SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN MENFİ TESPİT İSTEMİNDE HUSUMET – Murisi Olan Eşinin Bankadan Kullandığı Kredi İçin Hayat Sigortası Yaptırdığı – Hayat Sigortasının Bulunmasına Rağmen Eşinin Vefatından Sonra Bankanın Bakiye Kredi Bedelinin Ödenmesi İçin İhtarname Gönderdiği - Bankanın Kredi Sözleşmesinin Tarafı Ve Aynı Zamanda Daini Mürtehini Olduğu - Bankaya Husumet Yöneltilmesinin Doğru Olduğu

ÖZETİ: Murisi olan eşi tarafından davalı bankadan kullanılan kredinin sigortalı olması nedeniyle bakiye kredi borcunun ödenmesinin kendisinden talep edilemeyeceğini, bakiye kredi borcunun sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde karşılanması ve geriye kalan bedelin tarafına iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, sigorta sözleşmesinin davacının murisi ile dava dışı A. Hayat Emeklilik A.Ş. arasında imzalandığını, bankanın sigorta sözleşmesinin tarafı olmaması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğine yönelik savunma yaparak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın sigorta hukukuna göre değerlendirilmesi ve husumetin sigorta şirketi olan A. Hayat Emeklilik A.Ş.'ne yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Davalı banka, kredi sözleşmesinin tarafı ve aynı zamanda daini mürtehini olup husumet yöneltilmesi doğrudur.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, murisi olan eşinin davalı bankadan kullandığı kredi için hayat sigortası yapılmasına rağmen eşinin vefatından sonra davalı bankanın bakiye kredi bedelinin ödenmesi için 19.11.2013 tarihli ihtarname gönderdiğini, kredinin sigortalı olması nedeniyle herhangi bir ödeme yükümlülüğü bulunmadığını ileri sürerek, kredi borcunun sigortadan karşılanmasını, poliçe limitleri dahilinde kalan bakiye bedelin tarafına iadesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı,  murisi olan eşi tarafından davalı bankadan kullanılan kredinin sigortalı olması nedeniyle bakiye kredi borcunun ödenmesinin kendisinden talep edilemeyeceğini, bakiye kredi borcunun sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde karşılanması ve geriye kalan bedelin tarafına iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, sigorta sözleşmesinin davacının murisi ile dava dışı A. Hayat Emeklilik A.Ş. arasında imzalandığını, bankanın sigorta sözleşmesinin tarafı olmaması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğine yönelik savunma yaparak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın sigorta hukukuna göre değerlendirilmesi ve husumetin sigorta şirketi olan A. Hayat Emeklilik A.Ş.'ne yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Davalı banka, kredi sözleşmesinin tarafı ve aynı zamanda daini mürtehini olup husumet yöneltilmesi doğrudur. Bu durumda, mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davranın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK'nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu acık olmak üzere, 19/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

www.legalbank.net